29 Kasım 2012 Perşembe

Konuşmalar: "Anlatış"

0-Nasılsın?
1-İyiyim.
0-Tabii sen bana sormayacaksın değil mi?
1-Yoo, sorabilirim. "Sen nasılsın?"
0-"Eh işte...", içinden gelmiyor değil mi?
1-Öyle ya da böyle, bunun gerçekten hiçbir önemi yok.
0-Bence var. Sana kızıyorum, ne hale getirdin...
1-Ben hiçbir şey yapmadım. Ve umarım ben hiçbir şey de yapmayacağım...
0-Ne demek istiyorsun? Neden böyle oldu? bunu düzeltmek içn bir şey yapmayacak mısın?
1-Ben bununla ilgili bir şey yapıp yapmama konusunda karar verme ihtiyacı hiç hissetmedim. Ama beni daha çok yaralamaya başlıyor. Belki bunu engelleyebilirim diye bir şeyler söylesem...
0-Elbette.
1-Bir insanın bir insana kötülük etmesinden daha kötü olan şey, bir insanın bir insana kötülük ettirmesidir. Ben bana kötülük ettiğini söylemedim hiç. Etmiş olabilirsin de olmayabilirsin de. Ama etmemiş olsan da bu bir şeyi değiştirmez, ben şimdi kötülükten de daha kötü olanın olmasını istemiyorum. Kötülük etmek istemiyorum. Kötülük ettirmeni istemiyorum. Lütfen bunu yapma. Aslında hem senin için hem de benim için davranışla ilgili bir şey değil bu, durumla ilgili. Bu yüzden konuşuyorum zaten. Yoksa konuşacak bir şey olmazdı. Bu ihtimalde konuşmak, konuşmam daha önemli.
0-Ben sana güvenebilceğimi sanıyordum, sense bana kötülük edebileceğinden hem de sana bunu benim yaptıracağımdan söz ediyorsun.
1-Hayır. Tabii bu aşamada yanlış anlaman normal. Anlatmam gerek. Umarım başarabilirim. Kötülük etmek her zaman davranışta bulunanla ilgili değildir. Ya da aslında burada "yapmak"tan "etmekten"ten değil de "olmak"tan söz etsek daha doğru olur. "Kötülük etmek"ten değil de "kötü olmak"tan. Yine de "olmak" yerine "yapmak/etmek"ten söz edişim de bilinçli bir tercih. Çünkü olmak geniş zamanlı ve aslında zamansız bir anlatım biçimi. O yüzden kötü olmaktan söz etsem çok daha yanlış bir anlatım olur. Bir kişinin kötü olmasından söz etmek, onun bir kişilik özelliğini anlatmak gibi görünür. Ondaki genel bir nitelik olduğu söylenmiş olur sanki kötülüğün. Oysa ben belirli bir duruma ilişkin kötülükten söz ediyorum. Sadece belirli bir konuyla ilgili, belirli bir kişiye karşı, belirli bir kişiden dolayı ve tüm bunlarla sınırlı. Çok dağıttım. İşte bu sınırlar dahilinde gerçekte bir kötü olmaktan, kötülük yapmak diye bahsettiğimi söyleyip bu tercihle devam edeyim. Kötülük yapmak diyordum, aslında ne kötülük yapanın kendisiyle, ne de bir üçüncü kişinin algısıyla ilgilidir. Yapılanın kötülük olup olmadığı tamamen maruz kalanla, yani mağdur olanla ilgilidir. Onun adlandırması olabilir ancak kötülük. İşte en başta söylediğimle anlatmaya çalıştığım şey, sen bana kötülük etmiş olabilirsin, bu olasılık gerçekleştiyse, bundan daha kötüsü senin benim sana kötülük ettiğimi düşünmendir. Öyleyse benim sana kötülük etmediğimi sana anlatmam ve de senin buna ikna olman gerek. Oysa, benim sana, şu anda yaptığım gibi,  sadece kötülük etmediğimi söylemekten başka bir şey anlatacak gücüm yok, imkanım da yok. Bu da benim çaresizliğim. Sana bunu kanıtlayamam, farkında değilsen tek yolu inanman.