16 Nisan 2012 Pazartesi

Ara Toplam

Şu sıralarki uyumsuzluğum, muzırlığımdan değil 'loser'lığımdan.

12 Nisan 2012 Perşembe

Sevgili Günlük

Bugün çok yağmurlu, ıslak bir gündü.
Hayır hayır, o yağmurlu gün dündü.
Hastayım birkaç gündür kalkamıyorum yerimden,
Unutuyorum, hiçbir şeyi de ayıramıyorum birbirinden.

8 Nisan 2012 Pazar

Gnossienne No:1


Söz ile çalınmayan müzik çoğunlukla bize bizi söyler. Kimi zaman hiç de farkında olmadığımız halimizi olduğu gibi bize der. Bu müzik de bana şunu diyor: Huzurlu gibisin, ama bu halin bir zorluğu başarıyla aştığından değil, sana acı veren bir şeyi kabullendiğinden. Yine de hem başarısızlık hem isyan yerine kabullenmek sanki daha iyi. Doğru yaptığına inandığın için huzurlusun, yine de hala acı çekiyorsun.

6 Nisan 2012 Cuma

Kitaplar


Kitaplar ikiye ayrılır. Bir kollarını açmış göğe bakanlar, bir de yüzükoyun yeri saranlar. Birincisi “Al oku!” der, “Al neremi istiyorsan oku, aç sayfamı bırak beni oracıkta. Kapanmam, neremi açtıysan oramı gösteririm. Kapanıp da saklamam kendimi.” İkincisi ise inatçıdır, arsızdır. Hiçbir şey demez. Açar da bırakırsan okuyacağın yeri, kapatır, saklar kendini. Aslında ilki önceden çok okunduğundan öyledir, ikincisi de henüz yenidir, pek okunmamıştır. Öyle ya hepsi de iki yüzlü…

1 Nisan 2012 Pazar

Bugünün Özlenecek Oluşunun İyileştirmezliği

Gelecekte bir gün bugünümü özleyeceğimden adım gibi emin olmama rağmen bugün bugünümden memnun olmadığımı fark edince kafam karışıyor. Çünkü gelecekte bir gün bugünümü özleyecek olmam, o gelecekteki günün bugünden daha kötü bir gün olacağı varsayımına dayanmadığı gibi, tek başına öngörüm benim için bugünü daha yaşanır kılmıyor. Yani gelecek daha iyi olsa da bugünü özleyeceğim, ama bugünü özleyeceğimi bile bile bugünü sevmeyebiliyorum.