Kitaplar ikiye ayrılır. Bir kollarını açmış göğe
bakanlar, bir de yüzükoyun yeri saranlar. Birincisi “Al oku!” der, “Al neremi
istiyorsan oku, aç sayfamı bırak beni oracıkta. Kapanmam, neremi açtıysan oramı
gösteririm. Kapanıp da saklamam kendimi.” İkincisi ise inatçıdır, arsızdır. Hiçbir
şey demez. Açar da bırakırsan okuyacağın yeri, kapatır, saklar kendini. Aslında
ilki önceden çok okunduğundan öyledir, ikincisi de henüz yenidir, pek
okunmamıştır. Öyle ya hepsi de iki yüzlü…
