Gördüğümüz düşlerin gerçekleşmeleri halinde dahi bizi
sandığımız kadar mutlu etmeyeceklerini bilir, bunu yaşadığımızda da çoğunlukla fark ederiz.
Bu yaşantıya da düş kırıklığı deriz. Öyleyse düş kırıklığı, sadece düşlerin
gerçekleşmemesi değil, aynı zamanda beklendiği gibi gerçekleşmemesi halinde de yaşanan duygudur. O halde bir düşün gerçekleşmesi de, gerçekleşmemesi
de düş kırıklığına yol açar. Oysa her durumda yaşantımızın düş kırıklığı
olacağı gerçeği, düşlerimiz gerçekleşmediğinde bizi avutmaz. Gerçekleşen
düşlerin yol açacağı düş kırıklığını, gerçekleşmeyen düşlerin yol açacağı düş
kırıklığına tercih ederiz. Adalet, düş kırıklığının da hak edildiği gibi yaşanabilmesini talep eder.