7 Haziran 2012 Perşembe

Sanat ve Edebiyat Üzerine

    Sanat ve edebiyat en işlevsel açıklayıcı bilim(explanatory science) dallarıdır. Bir sınıflandırmaya göre iki tür bilim vardır. Bunlardan biri öngörücü(predictive), diğeri de açıklayıcı(explanatory)dır. Bunlar bir bütün olarak bilimin farklı özellikleri olarak da kabul edilebilir. Buna göre bilim, olan biteni açıklar ve olacakları tahmin etmeye çalışır. Bir şeyin bilimsel sayılabilmesi için bu özelliklerden birisini taşımasının yeterli olup olmadığı ise ayrıca tartışmalıdır. Buna ilişkin tartışmalar bir yana, sırf açıklayıcı olma özelliğini taşıyan bir uğraşının bilim olduğu kabul edilirse, sanat ve edebiyatın da birer bilim dalı olduğu sonucuna varılır. Ayrıca, bunlar tüm açıklayıcı bilimler arasında da en işlevsel olanlarıdır. Sanat ya da edebiyat olmayan diğer tüm açıklayıcı bilim türlerinin amacına ulaşmak, yani açıklamak için ciltlerce ürün ortaya koymasının şart olduğu bir konuda sanat ve edebiyatın aynı sonuca tek bir söz, tek bir ses, tek bir renkle ulaşılabilme imkanı vardır. Hem de çoğu zaman sanat ve edebiyat bu çerçevedeki amacına ulaştığında, yani açıkladığında, diğerlerine göre çok daha etkili olur. Bir örnek verelim. Acaba “Irsi Monarşi”yi şu satırlardan daha iyi anlatabilecek bir siyaset bilimi veya hukuk eseri yazılabilir mi?
“YILAN
Hatırlarım, güzel güneşli bir gündü. Kır gezintimiz sırasında, o koca yılan babamı sokup öldürdü.
Böylece kabilenin başına ben geçtim.”
Ferit EDGÜ, “Yılan” Leş- Toplu Öyküler- içinde, Sel Yayınları, İstanbul 2010, s. 131.